Hashtagin Tarihsel Süreci ve SEO’ya Etkisi ile İlgili Uzmanların Görüşleri

Hashtag Nedir?

hashtagÖncelikle, hashtagin tanımını kısaca yapalım: Hashtag adı verilen “#” sembolü; bir konunun daha kolay aranmasını ve bulunmasını sağlayan bir çeşit etiket diyebiliriz. Yani bir konu ile ilgili olarak, topluca konuşmayı veya fikir belirtmeyi kolaylaştırmak için kullanılır. Hashtag oluşturduğunuzda bütün kullanıcıların o konu hakkındaki fikirleri, o hashtag altında toplanır. Bu nedenle doğru hashtag oluşturmak çok önemlidir. Doğru bir şekilde oluşturulmamış hashtagler kontrolden çıkıp, istenmeyen bir noktaya varabilir.

Twitter ile başlayan hashtag çılgınlığı, bildiğiniz üzere geçtiğimiz aylarda kendine Facebook’ta da yer buldu. Hashtag da sosyal medya ile ilgili bir metadata etiketleme sistemi ve bu yüzden SEO açısından web site sahiplerine ya da SEO uzmanlarına oldukça olumlu yanıtlar vermekte. Bununla ilgili olarak şöyle bir örnek verebiliriz: Gezi Parkı eylemlerinde ya da Mısır’da yaşanan olaylarda bütün dünya, Twitter üzerinden hashtaglar sayesinde olayları hiç beklemeden takip etti ve haberleşti. New York Üniversitesi’nin yapmış olduğu araştırma doğrultusunda, Gezi Parkı olaylarının alevlendiği 31 Mayıs Cuma günü 16.00 ile 00.00 arasında 2 milyon tweet atıldı. Eylem, dünya genelinde trend başlıkların zirvesine yerleşti. #direngeziparkı etiketinin 950 bin tweet’le başı çektiği sıralamada, #occupygezi 170 bin tweet ve #geziparki 50 bin tweet ile yer aldı.

Aynı zamanda hashtag, pazarlama faaliyetleri, şirketler, firmalar ya da markalar için de önemli. Bu sebepten dolayı Facebook, hashtag uygulamasını kendine adapte etti. İşte burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta var: Arama motorlarında çıkan hashtag, Facebook üzerinden gelmişse, o hashtagi tıkladığınızda, Facebook’a giriş yapmak zorunda kalıyorsunuz. Twitter ve Instagram’da ise böyle bir zorlama söz konusu değil. Tüm bunlar dikkate alındığında, SEO alanında çalışmalar yapmakta olan uzmanlara bazı sorular soruldu. Bu sorular şöyle:

  • Hashtaglerin SEO’daki etkisi nedir?
  • Facebook, Twitter’ın son zamanlardaki hızlı yükselişini kıskanmış olabilir mi?
  • Facebook’un hasgtag kullanımında sağladığı fayda ile Twitter ve Instagram’ınki aynı mı?
  • Sizce hashtagler en az reklamlar kadar etkili mi?

Soruların cevaplarına geçmeden önce, geçmişe dönüp bir hatırlatmada bulunayım ve iyi bir hashtagin nasıl oluşturulduğuna ve tarihsel sürecine kısaca değineyim. Daha sonra SEO uzmanlarının kendi ağızlarından yukarıdaki soruların cevaplarını içeren kısma geçeceğim.

HATIRLAMAKTA FAYDA VAR

2012 yılının Twitter istatistiklerini içeren bir görseli sizlerle paylaşacağım. Görselde ilginizi çeken bilgiler bulunabilir. 2013 yılı sona erdiğinde de en kısa zamanda 2013 yılıyla ilgili istatistikleri de paylaşmaya devam edeceğim.

 

twitter 2012 infografik

İyi Bir Hashtag Nasıl Oluşturulur?

  • Hashtagın geniş kitlelere hitap ettiğini aklınızdan çıkarmayın. Bu yüzden fazlasıyla kişiselleştirilmiş hashtagler oluşturmanız, pek işinize yaramayacaktır. Ancak insanlar esprili ve komik şeylerden hoşlanır. Bu yüzden küçük kelime oyunları yapabilirsiniz. Böylece insanların ilgisini çekmeniz kolaylaşabilir. Ya da markanızı anlatan bir hashtag da oluşturmak, akılda kalıcılık ve kitlelere erişim açısından oldukça önemlidir.
  • Hashtag kullanarak spam göndermeyin. Hele hele bunu markanıza ait hesaptan ya da markanızın kelimesini içeren bir hashtagla kesinlikle yapmayın. Biliyorsunuz ki insanlar, rahatsız edilmekten pek hoşlanmazlar.Facebook Hashtag
  • En iyi hashtag, kısa olandır. Uzun şeyler göz yorucudur ve insanlar onları okumaktan sıkılabilir. Ayrıca Twitter gibi karakter sınırı olan plâtformlarda, uzun hashtagların oluşturulması, zaten sınırlı olan karakterlerimizi daha da sınırlandırır.
  • Markanızın adını direkt olarak kapsayan, markanızla ilgili veya aklınızdaki konuyla ilgili kelimeleri seçin. Seçtiğiniz kelimeler, yapılan paylaşımlara yön vereceği için hashtag oluştururken konuyla alakalı kelimeler seçmeye özen gösterin. Seçtiğiniz kelimeler konuyla alakalı olmazsa insanların yanlış anlamasına neden olabilir. Bu da konuşulmasını istediğiniz konudan uzaklaşılmasına ve olayın başka boyutlar almasına neden olabilir.
  • Karşıdan bakıldığında, okunmakta zorluk çekilen hashtaglar oluşturmamaya özen gösterin ve kelimeleri okunaklı yazın. Hashtag oluştururken kelime öbeklerinin bitişik olması gerektiği için oluşturduğunuz hashtagin okunaklı olması çok önemli. Bunun içinde büyük harfler kullanın. Yani birden fazla kelime kullanacaksanız kelimelerin baş harflerinin büyük olmasına dikkat edin. Örnek: #SosyalMedya

 

Hashtagin Tarihi

Günümüz nesli, # sembolünü hashtag işareti olarak bilmekte… Hatırlarsanız, biraz daha eski nesil, kontörünün ne kadar kaldığını

Hashtag Geçmişi

Resmi büyütmek için üstüne tıklayın.

sorgularken, ödemeli arama yaparken hatta kontör isterken cep telefonlarında kullanırlardı. Daha eskiler ise IRC kanallarında… Şimdi bu sembolün kısaca tarihine bir göz atalım:

  • İlk kez 12. yüzyılda bir nota işareti olarak doğan #, önüne geldiği notanın yarım tonla çalınmasını işaret ediyormuş ve o zamanki ismi sharp imiş. Müzikte, şu anda da kullanılan bu işaretin günümüzdeki ismi ise diyez.
  • 14. yüzyılda İngilizce’ye giren işaret, anlaşmalarda maddeleri işaret etmek ya da uzun mektuplarda satır başlarını göstermek için kullanılır olmuş. Çok nadir; ama hâlâ bu şekilde kullanan kişilere rastladığımız oluyor.
  • Fransız Emile Baudot1870 yılında ilk telgraf alfabesini geliştirmiş. İngiliz alfabesinde poundu temsil eden £ simgesi Amerikan alfabesinde olmadığı için, Amerika’daki telgraflarda pound sembolü olarak # kullanılmaya başlanmış.
  • 20. yüzyılın ortalarına doğru geldiğimizde, masa oyunu satrancın hamlelerini gösteren tablolarda # şah-mat anlamına gelirken, 1960 yılında telefonların yaygınlaşmasıyla birlikte telefonların tuş takımlarına bu sembol eklenmiş ve görevi santrale komutları iletmek olmuş.
  • 1980’li yıllardan sonra kimi bilgisayar programlama dillerinde, 2000’li yıllarda da IRC kanallarında kullanılan # işareti, ilk defa 23 Ağustos 2007’de @factoryjoe isimli kullanıcının önerisiyle Twitter’da gruplar oluşturmak için kullanılmaya başlanmış. Ortaya bir öneri atan @factoryjoe yani gerçek ismiyle Chris Messina, “# işareti yapıp konuyu belirttikten sonra mesajımızı yazsak nasıl olur?” demiş. Deyiş o deyiş… O zamanlar, @factoryjoe kullanıcı isimli hesabı kullanan Chris, şimdi @chrismessina kullanıcı isimli hesabı kullanıyor.
  • Twitter’da # sembolüyle mesaj yazmak, o kadar çok tutmuş ki 1 Temmuz 2009’da Twitter resmen hashtag desteğini duyurdu. Tabi ki # işaretiyle… Google ise hashtag desteğini 2012’nin Eylül ayında, Facebook da 2013’ün Temmuz ayında uyguladı.

 

SEO Uzmanları Neler Dedi?

Öner Caner, Seodemy Kurucusu ve SEO Uzmanı

Twitter ile gündelik hayatımızın gündemini tutan metadatalar olan hashtaglar, arama motoru optimizasyonu ve kitlelere ulaşmada da bir o kadar etkili teknikler hâline geldi. Ortadoğu’yu kasıp kavuran Arap Baharı ve ülkemizde gerçekleşen Gezi Parkı olaylarında hashtagler sadece sanal ortamları değil; devlet gündemindeki başlıkları dahi etkilediğini hep birlikte gördük. Elbette insanın hayatını bu derece etkileyen bir sistem; arama motoru yapılanmasını da etkileyecektir ve öyle de oldu.

Öner Caner

Öner Caner

“Trending Topic” ile hashtag kavramına adım atan Facebook, hastagleri de diğer gönderileri gibi dışarıya açmıyor. Facebook hashtag açıklamasında, Google’a olan rekabetinin arttırılacağı ve Google’a olan bağımlılıktan kurtulmanın hedeflendiği izleniyor. Facebook bu yönetemle de Google ve diğer arama motorlarına içerik sağlamayarak webin kara deliği olmaya devam ediyor. İçerik girdisi var; fakat içerik çıktısı yok!

Google+ da yine Facebook gibi kendisi dahil diğer arama motorlarına hashtaglara kapatmış durumda. Bilginin ulaşılabilirliğini ve özgürlüğünü savunan Google için ilginç bir durum!

Twitter, Instagram ve diğer sosyal networklerde ise durum farklı. Arama motoru hashtagler de dahil olmak üzere içeriğe ulaşabilmekte. Bu sebeple benzer içeriklerin arama motoru tarafından hızlı ulaşımına izin vermekteler ve SEO’ya olumlu anlamda katkı sağlamaktadırlar.

Arama motoru ile ulaşılabilir hashtag ilişkisini incelediğimizde;

  • Arama motorlarının hedeflediği en doğru ve en yeni bilgiye ulaşabilmesine olanak sağlar. Bilgiler anlık güncellenir; oluşturulmuş hashtag adete bir haber kanalı gibi işlev görebilir. Kullanıcı yığınlaşmış bilgilere değil süzülmüş içeriklere ulaşabilir.
  • Durağan sayfaların internette kitleyi tutmadığını biliyoruz. Google arama sonuçlarını listelerken “Google Analytics”in sitede kalma ve yeniden ziyaret oranlarından faydalanıyor. Bu durum da bizlere popüler hashtaglerin arama sonuçlarında yükselmesinin sebebini kanıtlar niteliktedir.
  • Hashtagler benzer içerikleri listeleyebildiği gibi benzer reklamları da göstererek, reklam optimizasyonu konusunda verim artışını da beraberinde getirecektir.
  • Hashtagler internet ortamında sosyalleşmeyi sağladığı gibi kitlelerin gruplaşmasına da yol açmaktadır. Bu yüzden bilginin doğruluğu ve tarafsızlığı hakkında şüpheleri de ortaya çıkarmaktadır. (Bkz.  Ülkemizde en son gerçekleşen Gezi olaylarında gündemi işgal eden bazı yalan haberler.)
  • Diğer web teknikleri gibi hashtaglerin de sabote edilmesi tamamı ile arama algoritmasının dışına itilmesine sebep olabilir. Hashtag benzeri bir algoritma olan, sayfa içi içerik taglerindeki SEO faciası gibi… (SPAM’a yol gösteren kullanışlı web teknikleri.) Ya da tam tersi hashtagler kendi içindeki yapılanmada (yaş,cinsiyet, kişisel tercihler, sayfa geçmiş vb.) daha da geliştirilerek arama motorlarının kendisine daha da mecbur hale gelmesi sağlanabilir.
  • Hashtaglerin arama kaygısı güdülmeden performanslı kullanılması hakkında aşağıdaki veriler bizlere yol gösterebilir. Twitter’da kullanılan hashtaglerin en ideali 2 adet olarak gözlemleniyor. Hiç hashtag kullanmamak ya da içeriği hashtaglara boğmak SEO açısından pek tavsiye edilir bir yöntem değil.

 

Hashtag Stats

Toparlayalım;
Son olarak kısaca özetlemek gerekirse; hashtagler internetteki canlılığı korumak ve en güncel içeriği en hızlı bir şekilde kullanıcıya ulaştırmak için kullanıcının rol alması anlamına gelmektedir. İnternet Web 2.0’dan bu yana pasif değil ve herkesin içerik üretip herkesin içerik tükettiği bir mecra haline geldi. Arama motorları ya da sosyal networkler bu gidişe ayak uydurmak zorundalar. SEO çalışması yürüten kitleler de bu yolda geç kalmadan oryantasyonunu sağlamalı ve SEO çalışmalarının temel ayaklarından birini de hashtaglara yönelik çalışmalar oluşturmalıdır.

 

İlyas Teker, iProspect SEO Müdürü

Bildiğiniz üzere sosyal medyanın arama sonuçlarını etkilediğini 17 Aralık 2010’da Google webspam ekip lideri Matt Cutts videosunda açıklamıştı. Geçen zaman içerisinde sosyal ağlar daha da etkili olmaya başladı. Hangi sosyal ağ arama sonuçlarında daha fazla etkili oluyor diye baktığımızda Google’ın kendi ağı olan Google+ başı çekiyor.

İşte Matt Cutts’un Bahsi Geçen Videosu (Altyazılı)


Konumuza dönecek olursak hashtag’lerin etkisi tabi ki var ancak detaylı şekilde incelemekte fayda var. Google, hashtag sayfalarını arama motorlarına artık indeksletmiyor. Buna kendisi de dahil. Twitter, hashtag sayfalarını daha önce arama motorlarına kapatmıştı. Şu anda ise tekrar açmış görünüyor. Facebook’un hashtag sayfaları arama motorları tarafından indexleniyor. Ancak oturum açmak gerektiği için arama motorları içeriğe ulaşamıyor. Hashtag sayfalarına arama motorları için özel bir engel bulunmuyor. Instagram, hashtag sayfalarını web üzerinde şuan için yayınlatmıyor. Sadece mobil uygulama üzerinde kullanılabilir durumda. Bu nedenle Instagram hashtag’lerinin SEO’ya etkisi bulunmuyor.

İlyas Teker

İlyas Teker

Hashtag’ler sayesinde paylaşılan içerikler daha çok kullanıcıya erişiyor, bu da dolaylı olarak daha fazla görünürlük sağlıyor. Özellikle Twitter üzerinde trend olan hashtag’leri kullanarak aktarılan paylaşımlar, diğer kullanıcılar tarafından retweet edildikçe paylaşımın içinde bulunan bağlantı olarak yer alan sitenin sosyal SEO değeri de artmış oluyor. Facebook üstünde ise yapılan paylaşımların görünürlük durumu public (herkese açık) ise bu içeriklere arama motorları da erişebildiği için paylaşım içerisinde yer alan sayfaya değer aktarabiliyor. Twitter üzerindeki hashtag’lerle ilgili olarak yapılan bir analizde bir gün içerisinde ulaştığı kişi sayısına baktığımızda, olayın etkisini rahatlıkla görebiliyoruz.

En fazla Twitter etkili. Neden diye soracak olursak; Facebook hashtag bölümü altındaki içerikler arama motorları tarafından erişilemiyor. Bu nedenle etkisi yok denebilir; Google+ yine hashtag altındaki sayfaları arama motorlarına kapatmış durumda, Instagram’a baktığımızda hashtag sayfaları zaten webte görünür değil. Twitter’ın hashtag sayfaları şu an arama motorlarına açık durumda ve buradaki paylaşımları ve bağlantıları rahatlıkla analiz edebiliyorlar.

Bildiğiniz gibi hashtag kavramı hayatımıza Twitter ile girdi. Özellikle Twitter’in anlık trending değişim datalarıyla ülke bazlı şuan neler konuşuluyor kolaylıkla görebiliyoruz. Facebook’ta hashtag olayını aktifleştirdiğine göre trending listelenmelerini yapmaması için herhangi bir sebep yok aslında. Tabii burada alışkanlıklar ve kullanım sıklığı nasıl değişir zamanla göreceğiz; ama Facebook’taki hashtag’lerin SEO’ya etkisi yok desek yanlış olmaz. Facebook hashtag’leri yayına aldıktan sonra bu hashtag’leri Twitter’da olduğu gibi reklama da bağlayacağını düşünüyorum. Orada da farklı bir model kurgulanıp hashtag’lere reklam verilebilecek. Tabii ki bu reklamların SEO’ya bir etkisi olmayacak.

 

Yiğit Konur, Seozeo Kurucusu

Teorik açıdan baktığımızda, her iki durum da birbirinden tamamen bağımsız gelişmeler gibi görülse de dolaylı yollardan SEO ile yollarının kesişebileceğini düşünüyorum. Neden diye sorarsanız, özellikle son dönemde, SEOZEO’nun da partneri olduğu Moz’un kurucusu Rand Fishkin tarafından gündeme gelen co-occurance ve co-citation metriklerini tetikleyebilecek bir etkiye sahip olabilirler. Bu metrikler aslında alışılagelen backlink mantığının tersine “brand mention” adı verilen bir algoritma üzerinden ilerliyorlar. Yani artık SEOZEO’nun çok sayıda bağlantısının olması ya da hedef kelimelerinin de dahil olduğu anchor textler üzerinden bağlantılar alması değil, internette çok kez “seozeo” adının bağlantı olmasa dahi yer alması önemli olacak.

Yiğit Konur

Yiğit Konur

Bu alandaki beklentiye yönelik olarak pek çok link zekası algoritmaları üzerine çalışan araçların teknoloji yatırımları mevcut. Benim de Türkiye temsilcisi olduğumuz Majestic SEO’nun ve sıkı rakibi aHrefs’in bu alanda çalışmalar yaptığını biliyorum. Moz’un çıkardığı, “Fresh Web Mentions” ve aHrefs’in cevabı olan “Mentions Tracker” araçları da webdeki bu etkileşimi takip eden ve şu an çalışan yeni nesil SEO araçlarından. Bu tip hashtag uygulamaları, kısa zamanda milyonlarca kişiye erişebildiği için yaratacağı kullanıcı hareketliliği dahilinde sosyal ağların yanı sıra etkisini webe de aktarabilir ve markanın internetteki mention sayısını arttırabilir. Buradan bir backlink beklentisinde olmak hayalcilik sayılır; ancak co-occurance ve co-citation gibi metrikleri tetikleyeceği tartışılmaz. Bu yönüyle hashtag’lerin önümüzdeki zamanlarda daha etkili olabileceği çıkarımını yapabiliriz.

Kullanıcı deneyimi açısından oldukça değerli bir noktaya sahip olan hashtag’ler, özellikle hashtag trend listeleri aracılığıyla kullanıcıların dikkatini tek bir yere toplamayı başarıyor. Bu sayede etkili biçimde düzenlenmiş sosyal kampanyalarla yüksek miktarda trafik sağlanabilir. Burada elde edilen kitlenin markayı tanıması ve sıkça zaman geçiriyor olması durumunda SEO metriklerine de katkı sağlaması olası olabilir. Yine sosyal ağlardan gelen bir kitlenin, sosyal paylaşıma daha meyilli olduğu da pek çok araştırma ile kanıtlanmış bir gerçek. Bu doğrultuda, buradan edinilen trafiğin sağlayacağı sosyal paylaşımların hem SEO hem de marka değerliliği adına çok faydalı olabileceğinin altını çizmek gerekiyor.

Sosyal sinyallerin hala SEO kitlesinin istediği seviyede etkili olmadığını hepimiz biliyoruz. Yurtdışındaki pek çok vizyoner SEO ajansı, bu beklentiler dahilinde sosyal medya ajanslarıyla partnerlik anlaşmaları yaparak geleceği garantiye almayı planlamışlardı. Ancak 2013 yılı için pek çok ajansın beklentileri halen karşılanmamış görünüyor. Kim bilir, belki yakın gelecekte hashtagler SEO ile çok daha etkili biçimde çalışan metrikler haline gelebilirler. Şimdilik benim düşüncelerim, her iki konunun aslında birbirinden tamamen bağımsız olduğu ancak birbirlerini indirekt yoldan etkileyebilecekleri yönünde.

 

Burak Yılmaz, CEO @ Genart Medya

Melissa Barnes - Burak Yılmaz

Melissa Barnes – Burak Yılmaz

Bildiğiniz gibi arama motorları, çalışma biçimlerinin doğası gereği, kullanıcıya en doğru ve çoğul bilgiyi sunmak üzere hazırlanmış sistemlerdir. Bir sayfanın ya da sitenin SEO dostu olup, organik arama sonuçlarında daha üst sıralarda çıkmasını sağlayacak en önemli etkenler; sayfa içeriklerinin özgünlüğü, çoğulluğu ve dinamikliğidir.

Facebook’a ait standart post linklerine bakacak olursak; bu post linkleri birer ID ile çağırılır ve içerisindeki içerik yıllarca statik olarak kalır. Diğer bir deyişle bu içeriklerin herhangi bir hareketli yanı yoktur. Oluşturulabilecek hashtag uygulaması, mevcut konuyla aynı hashtag’i taşıyacak her yeni postlar sayesinde, post sürekli özgün ve dinamik kalacaktır. Bu da arama motorlarına ait örümceklerin o sayfayı sürekli ziyaret etmesini sağlayacaktır. İçeriğin çoğulluğu ve yüzde yüz özgün oluşu da, doğal olarak sıralamalarda daha üstte çıkılmasını sağlar.

Her bir içeriği tekil bazda indeksleyip, statik sayfa çöplüğü oluşturmaktansa (ki artık Google; Facebook ve Twitter’daki tekil içerikleri indexlemiyor) ana konu başlıkları üzerinden sürekli dinamik ve özgün bir yapı oluşturmak SEO anlamında çok daha akıllıcadır.

 

Sotos Sarmpezoudis, Online Pazarlama Danışmanı @SEOetc

Geçtiğimiz yıllarda sosyal medya ağlarının SEO için daha aktif bir rol oynadığına ve bu önemin de giderek yükseldiğine şahit oluyoruz. Facebook’un sosyal medyada tartışılmaz bir rolü olduğu kesin. Bu yüzden de bu platformdaki herhangi bir değişklik ya da yenilik SEO pratiklerinde de bir etki yaratacaktır. Tabii burada Google’ın da arama motoru sonuçlarında yaptığı güncellemeleri ve değişiklikleri göz ardı edemeyiz. Veri yenilenmesi ve algoritmik değişikler… Hashtaglerin CTR artması veya konu ilişkisi gibi kullanıcı davranışlarına olabilecek etkisi kısa dönemde algoritmaya dahil edilmeyecektir. Geçmiş deneyimler, kullanıcı veya pazarlamacılar tarafından suistimal edilen herhangi bir öğenin sıralama faktörü olarak etkisini kaybettiğini göstermiştir. Hashtag’ler kolayca manipule edilebilir; bu yüzden sıralama faktörü olarak düşünmek risklidir.

Ayrıca Facebook ve arama motorları birbirinden ayrı iki farklı ekosistem. Facebook, arama sonuçlarını Bing ile entegre ettiği için Bing bu konuda bir istisna. Bu yüzden de hangi bilginin, hangi sırada kullanılacağı ve bunların ekosistemin dışında çıkmadan kullanıcılara nasıl sunulacağı bir çelişki. Google; Google Plus’ta yer alan markalar ve beğenilen sonuçlar/içerikler konusunda biraz agresif. Bu da bize oyunun nasıl oynandığını gösteriyor. Buradaki soru şu: Arama motorları kullanıcı deneyimininden ödün vermeden hashtag’ler için nasıl daha anlamlı hale getirilebilir?

Sotirios Sarmpezoudis

Sotirios Sarmpezoudis

SEO için daha önemli (indirekt) etki, arama araçları olarak hashtag’ler ile toplanan datalar. Google AdWords’e benzer bir şekilde Wordtracker veya herhangi başka bir anahtar kelime arama araçları dahil olmak üzere hashtag yolu ile elde edilmiş birçok bilginin analizi var. Mesela #gezi, bir park isminden çok daha fazlası şu an. Pazarlamacılar trending topicleri ve hashtag’leri iyi inceleyip hangilerinin kendileri için uygun olduğunu belirlemeli.

Ekosistem içinde her platformun hashtag uygulamasına farklı davranmak/bakmak gerek. Örneğin; Twitter en çok retweet edilen hashtag’e öncelik veriyor. Aslında burada algoritma daha karmaşık ama bu şekilde işliyor. Fakat en popüler tweet aynı zamanda en doğru tweet olmak durumunda değil. Facebook’un ise daha değişik bir algoritması var. Bu konudaki güncellemeler ve geliştirmeler devam ediyor. #myfbhashtagtest ile bir deneme yaptık ve elde ettiğimiz sonuçlar biraz zayıftı. Test süresince çok önemli bir bilgi elde edemedik. Instagram’a gelince… Facebook zaten hali hazırda kendi Graph Search’lerine ve hashtag özelliğine eklemiş durumda. Tek fark, bir Instagram hashtag’i Facebook üzerinde paylaşıldığında, tekrar Instagram’daki hashtag’e bağlanmak yerine durumdan Facebook faydalanıyor.

Twitter, taze haber, doğal afet veya buna benzer konularda lider bir plâtform. Bu gibi hashtag’ler de içeriğe büyük değer katıyor tabii. Instagram ise daha kişisel ve daha kullanıcı deneyimi odaklı içerik paylaşımlarından oluşuyor. Facebook ise içerik paylaşım konusunda en çok kullanılan plâtform. Bu da karşılıklı/çapraz paylaşımları tetikliyor. Platformlarla entegre edilmiş hashtag’lerin kullanımı her halükarda reklamcıya da reklam verene de fayda sağlıyor. Bir şeyleri paraya çevirme konusu her kurum için her zaman önemlidir. Facebook da hashtag’lerin paraya çevrilebileceği konusunda inançlı. Onlar da kendi trending hashtag’lerini yaratacaktır. Zaman tünelinin gücüyle Facebook trendlere ekstra bir boyut da kazandırabilir. Bir hashtag’e tıklayarak networkünüzde olmayan kişilerin içeriklerini de görüntüleyebilmeniz Twitter’ın altında yatan güç. Facebook da bu konuda gittikçe Twitter’a benzeyecektir.

Reklamlar sadece reklamcılar tarafından yaratılır. Öyle de olmalıdır. Ama hashtag’ler prensipte ve çoğunlukla kullanıcılar tarafından yaratılır. Kullanıcı tarafından yaratılmış her içerik herhangi bir reklamdan daha değerlidir. Daha önce de bahsettiğim gibi eğer hashtag’ler suistimal edilmezse, tüketici/kullanıcı ile iletişim kurma ve hedef kitleye ulaşma konusunda reklamları geçer. Türk bir firma olan SocialWire, henüz hashtag kavramı ortada yokken hashtag kavramını geliştirmişti ve Facebook reklamlarını belli semantik içeriklere bağlamıştı. Hashtag’ler markalar ve tüketiciler arasındaki iletişimi şekillendirmek adına son derece etkili bir araç.

Biz burada her türü arama motorunda ve platformunda kullanılan hashtag’lerden ve SEO’dan bahsediyoruz. Fakat yine de Google ve Facebook arasındaki çekişme/rekabet ortada. Google, Twitter ile de yaptığı gibi arama sonuçlarını Facebook açısından da geliştirecektir. Diğer taraftan da Facebook, Google ağ gezginlerinin girişlerini kontrol edebilir durumda; kullanıcıları kendi ekosistemine girmeye zorlayabilir. Burada açıkça ortada olan kısıtlama şu: Google 30 trilyondan fazla sayfa indexliyor ve meta bilgisi Facebook’un graph’larından çok daha zengin.

 

Okan Kortan, Head of SEO @mynet

Okan Kortan

Okan Kortan

Hashtag’leri düzgün bir şekilde kullanmanın şöyle bir faydası var: Genel anlamıyla şirketlerin marka bilinirliliği ve brand çalışmaları için oldukça iyi sonuçlar veriyor. Facebook hashtag ve diğer sosyal medya platformlarındaki hashtag kullanımları “Sosyal Medya ve Sosyal Medya Optimizasyonu” için oldukça mühim bir kavram. Ancak özellikle Facebook hashtag kullanımının direkt olarak SEO’ya bir etkisi olduğunu söyleyemeyiz, sadece dolaylı olarak uzun vadede etkisini görebiliriz diyebiliriz. Şöyle bir benzetme yapalım: Hashtag kullanımı sosyal medya dünyasında tıpkı bir “köprüye” benzemektedir. Daha açık konuşmak gerekirse, bilgiyi arayan kişilerler ile bilgiyi veren kişiyi birleştirmektedir.Eğer hedefiniz sosyal medyada var olabilmek ise bu köprüyü akıllıca kullanabiliyor olmanız gerekir.

İşte burada dikkat edilmesi gereken oldukça önemli bir nokta var: Facebook hashtag kullanımında en ince detaylardan bir tanesi, # kullanarak arattığınız herhangi bir kelimeyi gelen sonuçlarda dikkatlice inceleyecek olursanız , sizin arkadaşınız olsun veya olmasın (# kullanan kişi gerekli izinleri vermiş ise) direk konuşmaya dahil olabiliyorsunuz. Yani #seo araması yapıldıktan sonra, benim arkadaş listemde bulunmayan bir kişi ile direk iletişim kurabiliyorum. Eğer verimli kullanabilirseniz Facebook reklamları kadar etkili olabilir. Çünkü doğrudan sizin var olmak istediğiniz pazara dahil olma fırsatı vermekte. Facebook hashtag için dikkat edilmesi gereken bir diğer ilginç nokta ise, eğer siz Instagram veya Twitter hesabınızla cross-post yapıyorsanız, bir şekilde Facebook içinden ben sizin postunuzu ulaşmış ve hashtag’nizi tıklamış isem sizi Twitter veya Instagram’a göndermeyip Facebook içine yönlendiriyor. Aslında siz o hashtag’i Instagram veya Twitter’dan göndermiştiniz. Facebook hashtag planlaması yaparken dikkate alınması gerekiyor. Facebook hashtag ile ilgili yapacağınız her türlü çalışmanın doğrudan olmasa bile dolaylı olarak SEO’ya etkisini görebilirsiniz. Ancak şuan için direk olarak “Ranking factors” diyemeyiz. Sosyal medyayı kullanarak SEO’da ilerlemek istiyorsanız Google Plus’ı ön plana almanız gerek. Nitekim Google’ın son algoritma güncellemelerinden sonra Google Plus’ın Ranking Factors direk etkisi bulunmaktadır. Sonuç olarak Facebook, hashtag konusunda henüz yolun başında. Önümüzdeki süreç içinde Trend Topic olayına girecektir. Ayrıca takip ettiğiniz bir hashtag’i sizin feedinizde sürekli olarak verme ihtimali de bulunmakta.

 

Tevfik Bülent Öngün, Tick Tock Boom Digital PR & Marketing, CEO

Hayatımıza Twitter aracılığıyla giren hashtagleri keşif araçları olarak tanımlayabiliriz. Gâyeleri, gündemde olan konu ve başlıkların keşfedilmesini daha kolay hâle getirmek. Hashtagler sayesinde insanlar, daha geniş kapsamlı bir konuşmanın parçası hâline geliyorlar. SEO’nun temel amacı, kullanıcıları aranan kelime ve kelime öbekleriyle ilgili en kaliteli ve en doğru içeriğe ulaştırmaktır. Bu yüzden SEO ile hashtag kavramları arasında tanımları üzerinden yola çıkarsak, ciddi bir bağlantı söz konusu olduğunu görebiliriz. Elbette burada SMO (Sosyal Medya Optimizasyonu) gibi alt kavramlarla birlikte teknik detaylara da girmek gerekecektir. Fakat genel anlamda baktığımızda hashtagler, içeriklerinizin sosyal medya üzerinden yayılmasında ve trafik çekmenizde çok kritik araçlardır.

Tevfik Bülent Öngün

Tevfik Bülent Öngün

Arama motorlarının da gün geçtikçe sosyal ağlar ile daha fazla bütünleştiğini ve kullanıcı etkileşimlerine daha fazla önem verdiğini göz önünde bulundurduğumuzda, tüm sanal dünyanın hashtag kullanımının gelecekte daha da artacağını tahmin edebiliriz. Facebook hashtagleri henüz oldukça taze. Ancak temeline baktığımızda yüksek benzerlikler taşıyor. Burada dikkat etmeniz gereken nokta, tüm bu kanalların birbirinden farklı misyonları olmasıdır. Facebook, diğer sosyal ağlara göre daha kapalı ve kullanıcıların çoğunlukla gerçek kimlikleri ve çevreleriyle oluşturdukları (en azından bu şekilde hedeflenen) bir dünya. Twitter ve Instagram ise daha umumi ve serbest ortamlar. Facebook’un hashtag kullanımıyla ilgili takılacağı önemli engellerden biri bu olabilir. Bu durum, Facebook’un var oluş sebeplerini sorgulamaya kadar derinleştirilebilir.

Bence Facebook, özellikle Twitter ve sonrasında da Instragram’a önemli bir ivme kazandıran bu enstrümanı devreye sokmakta hayli gecikti. Oradaki potansiyeli de uzun süredir görüyordu. Facebook hashtag kullanımını Twitter’a bire bir benzetmek yerine kendi dinamiklerine uygun hale getirmeli. Facebook bugüne kadar içerikleri seçilmiş belirli bir grup arkadaşla paylaşma temelli, kişisel bir alandı. Facebook’taki gönderilerin büyük bir kısmı, sadece arkadaşlar tarafından görüntülenebiliyor. Sohbetler dışarıdan gelenlere kapalı ve public iletiler çok daha az sayıda. Twitter’da ve Instagram’da ise böyle bir ayrım yok; tamamen herkese duyuru yapmaya odaklı açık plâtformlar. Twitter’ın son zamanlarda artan gücü, sanal dünyanın artık daha açık paylaşımlara yöneldiğinin göstergesi. Facebook’un yeni hashtag uygulaması da Facebook’un daha açık paylaşımları teşvik etmeye doğru yöneldiğini gösteriyor.

Bir diğer nokta ise şu: Facebook, hashtaglerin ardından Trending Topics uygulamasına da geçecektir. Kullanıcılar büyük resmi görmek, gündemi sanaldan hızlı bir şekilde takip etmek istiyor. Facebook, online gündemin belirlenmesinde Twitter’dan pay almaya yönleniyor. Hashtagler zaman zaman reklamlardan daha etkili olabiliyorlar; ancak hashtag altındaki etkileşim kitle tarafından şekillendirildiği için dışarıdan kontrol etmek oldukça güç. Reklamların hashtagleri destekleyici öğeler olarak kullanılacağını düşünüyoruz. Kullanıcılara reklamla ulaşmaktansa, kullanıcının sizi bulması daha değerli etkileşimler yaratıyor. Facebook’ta hashtaglerin reklamlarla birlikte kullanımı yavaş yavaş başlıyor, yakın gelecekte Twitter’ın promoted trendleri gibi pazarlama çözümleri sunulması ise muhtemel. Reklamları hashtagler ile destekleyerek kullanıcıları daha büyük bir iletişimin içine çekmek etkili olabilecek bir yöntem.

Twitter ve Google+ gibi sitelerde kullanılan hashtaglerin SEO açısından sağladığı ciddi anlamda yararlar var. Ancak, Facebook’un yapısı ve arama motoru dünyasını domine eden Google’a karşı kapalı duruşu da ortada. Google, Facebook içerisindeki veriye istediği şekilde ulaşamıyor. Facebook’un ortaklarından Microsoft’un ürünü olan Bing’e özel imkanlar sağlayacağı da aşikar. Dolayısıyla Google tarafındaki yansıma, biz SEO uzmanlarını tatmin edecek bir şekilde olmayacaktır. Ancak Facebook web genelindeki trafiği etkileyen son derece kuvvetli bir mecra. Hashtaglerin getirdiği içerik yayılımı ve ekstra trafik sayesinde önemli etkiler gözlenecektir.

 

Uğur Eskici, SEO Uzmanı, GittiGidiyor & eBay, n11

Aslında bana göre hashtaglerden ziyade, sadece kullanıcı ile etkileşime geçebilen hashtaglerin SEO’ya etkisi var. Microbloglar, metadata üretimi konusunda sanal âlemde adeta yeni bir kapı açtı. Anahtar kelime olarak ele alındığında oldukça önemli bir data yapısı oluşturan hashtagler, kullanıcıların özel bir konuda hızlı ve kolay bir şekilde arama yapmalarına da olanak sağlıyor. Doğru bir şekilde kullanıldığında ise bilgilerin semantik bir şekilde gruplandırılması adına da oldukça elverişli bir yöntem. Daha önceden açıklamış olduğum üzere, Google’ın backlinke geçmişe nazaran daha az değer verdiğini, son dönemlerde de sitelerin kalite ve kullanıcıların siteye gösterdiği reaksiyona göre önem değerini ölçeklemeye çalıştıklarından bahsetmiştim. Öyle ki kaliteden kastın ne olduğunu daha önceden Google’ın blog yazısında birkaç örnekle vurguladığını yine bahsetmiştik. Bu konuda sosyal medya etkileşimleri oldukça önemli bir konuma sahip.

Uğur Eskici

Uğur Eskici

Google’ın özellikle son kullanıcı verileri ve davranışlarına, backlinkten daha fazla önem vermeye başladığını biliyoruz. Fakat backlinki de tamamen reddetmediğini, Google Webspam takımının başında olan Matt Cutts’ın son açıklamalarında hepimiz gördük. Yani Google organik ve yasal olan tüm backlink işlemlerini destekliyor. Dolayısıyla hashtaglerle milyonlarca kişiye ulaşabilirken, bu kişilerin bu tagde sizden bahsediyor olması, dahası linkinizi paylaşıyor olması muazzam güzel bir şey olurdu değil mi? İşte tam bu noktada hem backlink, hem user interaction, hem de viralliğin verdiği nimetleri değerlendireceğiz.

Ayrıca SEO & SEM işiyle uğraşanlara tanıdık gelecektir; anahtar kelime research kimi zaman fazlaca zor bir işlem hâline dönüşebiliyor. Hashtaglerin nimetlerinden yine bu şekilde de yararlanabiliriz. Arama yapabilecek kelimeleri direkt son kullanıcının oluşturduğu hashtagler ile toparlamak, fikirler açısında oldukça mantıklı olacaktır. Hashtagler üzerinde belki de yüzlerce kelime fikirleri üretebilirsiniz.

Facebook’un hashtag kullanımında sağladığı fayda ile Twitter ve Instagram’ın sağladığı faydaya gelirsek; benim bu konudaki fikrimin aynı olmadığı yönünde; çünkü Facebook, Twitter ve Instagram birbirinden farklı plâtformlar. Bu sebepten dolayı aslında özellikle Twitter ve Instagram’ın, Facebook’a göre daha spesifik topluluklara hitap ettiğini düşünüyorum. Dolayısıyla bu alanlarda kullanılan hashtag kültürü ile Facebook, henüz aynı değil. Ama zaman geçtikçe bu kültür Facebook’a da kayabilir ya da tamamen bambaşka bir kültür oluşabilir. Dediğim gibi bunu biraz da zamanla göreceğiz.

Facebook eksik kaldığı bir alanı farkedip, bunu bünyesine dahil etmesi bana gayet normal geliyor. Hatta geç bile kaldılar. Fakat herhangi bir inovasyon yaratmadan Twitter’ın özelliklerini aynen alıp –trending hashtag gibi- kendilerine dahil etmeleri hata olur. Şahsen zaten Twitter varken, neden aynı nitelikte başka bir siteyi/fonksiyonu kullanayım ki? Günümüzde kopyalardan çok farklılık yaratan sistemler uzun vadede ayakta kalmayı başarıyor. Bu yüzden Facebook, bazı şeyleri umarım daha farklı bir şekilde karşımıza getirirler. Twitter’da yer alan reklamların şahsen beni cezbettiğini pek söyleyemem. Bu yüzden Twitter özelinde söylemem gerekirse, reklamdan çok viral olan hashtagler çok daha etkili. Burada etkiden kastım da kullanıcı ile etkileşime geçme, tag’e katılım –retweet- ve bir şeyler yazma oranı. Hashtaglerin etkisini tartışmaya gerek yok; fakat Facebook’ta bildiğiniz üzere kitleye yönelik reklam da yapabiliyorsunuz. Sanırım bu da reklamın önemini koruması için anlamlı bir neden. Bu sebeple Facebook’taki hashtag’in önemi reklamlar kadar olmayabilir. Yine de hashtagler içine entegre edilecek bir reklam ağı hashtagin önemini artırabilir. Sonuçta Facebook’ta reklam uzun bir süre hashtagin önünde olacaktır şeklinde düşünüyorum.

Şuanki yapıyı incelediğimde, Facebook tagleri URL’de /hashtag/ dizini altında bulunduruyor. Bunu Google üzerinde site:facebook.com/hashtag/ şeklinde sorgulayıp gelen sonuçların önbellek görüntüsüne baktığımda, giriş yapma zorunluluğu olduğunu görüyorum. Yani hashtagin içeriğini botlar görmüyor. Dolayısıyla önceden bahsettiğim backlink konusu için bir fayda sağlamıyor. Yine de hashtagler üzerinden sitenizi ziyaret eden ziyaretçilerin sitenizde çıkış oranı, hemen çıkma oranı, sitede kalma süresi, ziyaret derinliği, sayfa gösterimi gibi metrikleri iyileştirebileceğini düşünüyorum. Sonuç olarak burada direkt bir etki söz konusu değil.

 

Bu yazı, daha önceden yazarlığını yapmakta olduğum Seodemy oluşumundan alınmıştır.

Bir önceki yazım olan Türkiye'de Bilgisayar Kullanımında Erkekler-Kadınlar Karşılaştırması başlıklı makalemi de okumanızı tavsiye ederim.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrShare on LinkedInEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir