Arama Motorlarının Geleceği, Semantik Arama ve SEO’nun Yapılanması

Arama motorlarının gelecekte nasıl olacağıyla ilgili az çok fikrimiz var. Günümüzde kişisel anlamda verimin daha arttırılmak istendiği semantik webte hâlâ eksiklikler olduğunu görmekteyiz. Tam olarak beklentimiz, “Dünyanın en büyük elması nedir?” yazıldığında arama motorlarının bu soruyu en doğru şekilde algılayıp en doğru sonucu vermesi… Ancak sizin de fark ettiğiniz gibi bu sorudan iki anlam çıkıyor: elma ve elmas. Henüz emekleme döneminde diyebileceğimiz ve tam anlamıyla kendini geliştiremeyen semantik aramanın bu soruyu doğru bir şekilde anlaması çok da mantıklı görünmüyor. Üstelik burada dil konusu devreye giriyor. Mesela İngilizce olarak hazırlanan semantik aramanın İtalyanca veya Türkçe için bir anlam ifade etmesi beklenemez.

Teknoloji plâtformu Venture Beat‘in Marissa Mayer ile yapmış olduğu röportaj, arama motorlarının ve semantik aramanın geleceği hakkında bize birkaç ipucu vermekte. Marissa Mayer, kendisine yöneltilen arama motorlarının geleceği hakkındaki sorulara, sosyal aramanın önemini vurgulayarak cevap vermiş durumda. Her ne kadar Facebook‘un şan ve şöhretinin etkisi, kullanıcılar üstünde artık çok hissedilmese de Google, Plus hizmetini aksatmamak ve daha da geliştirmek adına bu stratejisine devam edecek.

Gelecekte Arama Motorları

 

Sosyal Arama Nedir?

Sosyal arama, kişiye otomatik olarak direkt arama sonuçlarını vermek yerine kişinin sosyal çevresindeki diğer bireyler tarafından beğenilen sonuçları vermesine denir. Misal, bir makine mühendisinin aramalardaki beklentisiyle bir ilkokul mezunu insanın veya küçük bir çocuğun arama motorlarında arayacağı kelimeler ve arama sonuçlarındaki beklentisi, elbette farklı olacaktır. Yahut eskrim sporuna ilgi duyan bir insanla duymayan bir insanın da aramaları ve beklentileri yine farklı olacaktır. İşte burada sosyal arama devreye giriyor. Hemen arkadaşlarınızın yapmış olduğu aramalar taranıyor ve size de ona yakın sonuçlar çıkarılıyor. Mayer, “Facebook hesabımda 400 arkadaşım varsa ve bunların 10 tanesi bir gün aynı aramayı yaptıysa, bu ilgimi çekebilir.” diyerek arama sonuçları ile sosyal çevrenin bu şekilde birleştirilmesinin yararlı olabileceğini söylüyor.

Sistemin Çarkları Büyük Oranda Google’ye Bağlı

Bundan 10-15 sene öncesini hatırlayın. Yahoo, MSN gibi arama motorları da oldukça büyük bir kitleye hitap ediyordu. Ne oldu da şimdi bu arama motorları eskisi kadar kullanılmaz hâle geldi? Neden insanlar Google’yi tercih etti? Sanırım bu sorunun cevabını vermek çok da güç olmasa gerek: hizmet, kalite anlayışı, reklam ve insanlar arası etkileşim. Google’yi ilk gördüğüm zamanı hatırlıyorum da, benden yaşça büyük, amca diyebileceğim bir insan bir arama yapıyordu ve Google’nin logosu bile renkli olduğundan olsa gerek, çok etkileyici gelmişti. O günden sonra Google’yi kullanmaya başladım. Zaten daha sonra da Google, ilkleri gerçekleştirerek beni ve diğer kullanıcıları etkilemeye devam etti. Mesela“Galotasaray transferleri” diye arattığımda yanlış yazımı düzeltip “Şunu mu aramak istediniz: Galatasaray transferleri” diye arama sonuçlarını en doğru şekilde verme yolunda bir uygulama koymuştu. Buna benzer uygulamalar da kullanıcıları oldukça memnun bırakıyordu. Aslında işin biraz da ticari boyutuna değinirsek, tüm bunların başlangıcı 2000‘lerin başına dayanıyor. O zamanlarda yukarıda da söylediğim gibi Yahoo Google ile rekabet edebilirken, Google’yi alacağı iddiaları gündeme gelmişti. Fakat Yahoo bunun yerine Google’ye savaş bayrağını açtı. Bu savaşın bugün geldiği durum ortada. Yahoo iki adım ileri bir adım geri giderken Google ise dur durak bilmeden yürüdü ve Yahoo ile aynı hataya düşmedi. İleride kendisine rakip olabileceğini düşündüğü veya pazarından pay almak istediği küçük arama motorlarını satın aldı. Aardvark ve Cuill buna bir örnek olabilir. Hâl böyle olunca da artık arama motoru piyasasına girmeye cesaret eden şirket sayısı oldukça azaldı; çünkü senede milyarlarca dolar kâr yapan bir devle kapışmak akıl kârı değil. İşbu sebeplerden dolayı arama motoru piyasası ve özellikle de geleceği, büyük oranda Google’nin elinde.

Yapısal Veride Artış

Mesela Hepsiburada, Sahibinden veya Amazon benzeri hayâlî bir site düşünelim. Temiz bir kodlamaya sahip, mükemmel bir kullanıcı deneyimi sunuyor, oldukça fazla geliri var ve kendi alanındaki aramalarda üst sıralarda çıkıyor. Bir arama motoru için internet üzerinde, arşivine katabileceği ve arama sonuçlarında kullanıcılarına gösterebileceği pek çok ürün ve fiyat verisi bulunmaktadır. Temiz kodlamanın yanı sıra tanınmışlık ile birlikte böyle bir satış sitesine ait ürün fiyatları ve diğer özellikleri arama sonuçlarında görebiliyoruz.

Yapısal Veri

 

Günümüzde arama motorlarının bir sitedeki içeriği, başka bir sitedeki aynı bilgiyle görüş şekli farklı olabilir. Bunun sebebi ise, söz konusu sitelerdeki farklı kodlardan kaynaklanmaktadır. Ürün isimlerinin, fiyatların, kategorilerin, incelemelerin vs. daha tutarlı, temiz, semantik ve ortak bir kodlama dili ve biçimi altında tanımlandığı siteleri düşünün. Burada ihtiyacınız olan şey microformatlar (mikrobiçimler), RDFave HTML5′tir.  Tüm bu etkenler, arama motorlarının verileri daha kolay ve düzenli alabilmesi için şu anda da kullanılmakta ve gelecekte de kullanımı daha da artacaktır.

SERP’in Değişimi ve Google Glass’la İlişkilendirilmesi

Panda ve Penguen güncellemeleriyle bazı değişiklikler yaşadık. Bu güncellemelerle birlikte biz de kendimizi güncelledik. Peki, kullanıcı arabirimi değişikliklerinin de trafiği etkilediğini göz önünde bulundurdunuz mu? Şimdi buraya dikkat! Büyük olasılıkla info card yani bilgi kartları yakın bir zamanda yeni hâline bürünmüş bir şekilde gelecek.

Bilgi Kartı (Info Card) Nedir?

Bilgi kartı küçük, hava durumu, maç skoru, durum güncellemesi ya da kişisel bilgileri gösteren widget tarzı karttır. Sadece Google’ye özel değil; ancak Google Now, Google Plus ve Google Glass gibi uygulamalarda ağır bir şekilde kullanılmaktadır. Buradan Google’nin buna ne kadar önem verdiğini anlayabilirsiniz. Google, bilgi kartlarındaki insanlar veya yerler ile diğer şeylere ait bilgileri kendi veritabanında bulundurduğu gibi Vikipedi gibi güvenilir kaynaklardan da çekmektedir.

info-card-fatih-terim

 

Telefonlar ve Google Glass üstünde sınırlı genişlikte bir alan olduğu için kartlar iskambil destesi gibi olacak. En üstte bir tanesi dururken kullanıcı isterse onu değiştirip bir sonraki karta geçiş yapabilecek.İşte tam da değinmek istediğim nokta burası: En üstte sizin kartınız olsa nasıl olurdu?

Ne Yapmalıyım: 3 Adımda Yeniliklere Hazırlanma

Size yeniliklere hemen bugün hazırlanmaya başlayabileceğiniz üç ana adımdan bahsedeceğim:

  • Tüketicinin Davranışlarına Odaklanın
    Sitenize gelen ziyaretçilerin davranışlarını, ne yaptıklarını belirlemek için gerekli araçlardan yararlanın. İlk adımınız, ziyaretçilerin yaş, cinsiyet, konum gibi temel bilgilerini öğrenmek. Bunları toplamak için:
    Kullanıcılara Sorun: Anket, üyelik, sipariş verme, ödeme yapma, iletişim gibi doldurmalı alanlarda isteğe bağlı alanlar koyarak çoğunluğu temsil edecek şekilde bilgiler öğrenebilirsiniz.
    Sosyal Ağları Kullanın: Bir kullanıcı, sitenizde üyelik oluşturduğunda, onlara Facebook, Twitter, Linkedin gibi sosyal ağ profillerini sorabilirsiniz. Bu yolla kullanıcıya ait gerçek isim, yaş, cinsiyet, memleket, ikâmet, arkadaş sayısı, zevk ve hobi ve en önemlisi de kullanıcı izin verirse, kullanıcıya ait zaman çizelgesi (hangi zamanda ne yapmış, ne demiş, zaman tüneli ya da profilinde neler var) bilgilerini öğrenebilirsiniz.

    İpucu: Buradan topladığınız bilgileri Adsense, Facebook gibi plâtformlarda reklam vermek istediğinizde hedef kitleyi belirlerken önbilgi olarak kullanabilirsiniz.
  • Tüketiciye Karşı Samimi Olun
    Unutmayın ki arama motorlarını kandırmaya yönelik koyulan keywordlerde veya içeriklerde, aslında kandırdığınız arama motoru değil, ziyaretçinin ta kendisi… O yüzden hem anahtar kelimelerde hem de içeriğinizi birbiriyle uyumlu ve ziyaretçinin ihtiyacını karşılayacak nitelikte hazırlayın. Ayrıca onlara karşı kendinizi çok uzak ve gizli tutmamaya çalışın. Bas bas söylediğimiz gibi, Google Plus burada önemli rol oynuyor. Ziyaretçiler, kimin sitesine neden girdiğini bilsin. Onlarla alıcı-satıcı değil arkadaş gibi olmaya özen gösterin. Güçlü ilişkiler güven duygusunu arttıracak ve bu da arama sonuçlarını doğrudan etkileyecektir.
  • Haber/Bilgi Grafikleri Hazırlayın
    Günümüzde bilgi grafikleri en fazla Vikipedi gibi bilgi kaynaklarında yer almaktadır. Google de buna oldukça önem vermeye başladı. Her geçen güncellemede bu tür içerikleri taramak için algoritmasını geliştirmekte ve geliştirecek. Üstelik bu tür dokümanlar, ziyaretçiyi ister istemez sitede daha fazla tutacak ve SEO açısından size olumlu bir geridönüş sağlanacaktır.

Google ve Bing’in harcamaları hakkında bir infografikle devam edelim. Bu verilere dayanarak Google’nin bariz üstünlüğünü ve bu yatırımların boş yere yapmayıp yenilik ve geliştirmeleri hedeflediğini çıkarmaktayız.

 

arama-motoru-harcamalari

 

Toparlayalım: Geleceğin Arama Optimizasyonu Yolda. Siz Daha Hazırlanmadınız mı?

Burada sorunlar ve yapılması gerekenler net bir şekilde ortada. SEO uzmanları, bu yeniliklerle yüzleşmek zorunda. Anahtar kelimelerin anlamlı olmasının ve bağımsız gramerin yanı sıra, verilerin büyük bir hızla artması da bir sorun hâline geliyor. Mevcut olan web sayfaları durmadan güncellenip geliştiriliyor ve her gün yenileri kuruluyor. Bu nedenle geleceğin arama motorları, uzmanlaşmış veritabanlarına odaklanıp bunu basite indirgeyip kullanıcılara en hızlı ve en doğru bilgiyi vermek için kendilerini yenileyecekler. Buna bağlı olarak sosyal arama ve kişiselleştirilmiş ve bölgeselleştirilmiş arama(Personalized Search veya Geo-Targeting) giderek önem kazanacak. Her ne kadar bundan 3 sene önce zamanının Microsoft Business Bölüm Başkanı Stephen Elop (günümüzde Nokia’nın icra kurulu başkanı), arama motorlarının 2020‘ye kadar ortadan kalkacağını düşündüğünü söylese de bu gidişat hiç de öyle görünmüyor. Her ne kadar sanal dünyada neler olacağı tam anlamıyla kestirilemese de bir virüs gibi her alanda, her plâtformda yayılıp hizmet veren Google’nin, daha HTML5′e yeni yeni adapte olan(!) Microsoft’tan ya da gün geçtikçe dibe doğru ilerleyen Nokia’dan alacak tavsiyesi ya da uyarısı yok, onlara ihtiyacı da yok. Kısacası bundan sonra kullanıcılar arama motoruyla arama yapmayacak; “öğrenecek”.

Bu yazı, daha önceden yazarlığını yapmakta olduğum Seodemy oluşumundan alınmıştır.

Bir önceki yazım olan Web Sitesi Psikolojisi ve Renklerin Ziyaretçilerdeki Etkisi başlıklı makalemi de okumanızı tavsiye ederim.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrShare on LinkedInEmail this to someone

Yorumlar

  1. Ziya Ziya

    Cevapla

  2. Hande

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir